8 Şubat 2015 Pazar

Balkanların efsanevi lezzeti: Pleskavitsa

Yolu Belgrad’a düşenlere harika bir pleskavitsa için rotalarını Lovac’a çevirmelerini tavsiye ederim.


Belgrad’ı ziyaretimin ikinci günü şehrin güney bölgelerini keşfe başlıyorum. Kral Aleksandra Bulvarı üzerindeki Bizans mimarisinden esintiler taşıyan St. Mark Kilisesini selamlayıp ve Tasmajdan parkına varıyorum. Buralara kadar gelmişken bilim ve teknoloji yapısını kökünden değiştiren birçok buluşa imza atmış Nikola Tesla’nın müzesine gitmeden dönmek olmaz diyerek müzeye adım atıyorum. Kablosuz elektrik deneylerin yapıldığı müzede zaman su gibi akıp geçiyor.

Müzenin ardından Nikola Tesla müzesi yakınlarındaki Lovac’a bir öğlen yemeği için uğruyorum. Kent halkının tercih ettiği, Lovac; tarihi olduğu kadar tarihine de saygılı bir restoran. Geyik etinde uzmanlaşmış Lovac damak tadına düşkünler için bir cennet adeta. Turistlik bölgenin biraz uzağındaki restoranın müşterileri daha çok yerli halk. Pazar öğleden sonra gitmeme rağmen yarım saat içinde masalar mekânın Sırp müdavimleri tarafından doluyor,  restoranda benim dışında turist yok, içerdekilerin çoğu Sırp aileler.
Mönüdeki ev yapımı sosis dikkatimi çekiyor, denemek istiyorum. geyik etinden yapılmış sosisin tadı olağanüstü değil ama mahcup ta etmiyor. Sosisin ardından Balkanların klasik lezzeti Pleskavitsa'yı ısmarlıyorum. Pleskavitsa'ya hamburgerin atası desek yanılmış olmayız.
 
Garson porsiyonların büyük olduğu, yarım porsiyon almamın yeterli olacağını söylüyor. Gerçekten haklıymış, porsiyonlar öksüz duyuracak cinsten.  Pleskavitsa İstanbul’daki Boşnak restoranlarında yediklerime benzemiyor,  tadı hâlâ damağımda.
Lovac’ta fiyatlara yüzünüzü güldürecek cinsten.  pleskavitsa 600 RSD yarım porsiyon sosis 400 RSD, yaklaşık 30 liraya güzel bir ziyafet çekmek mümkün.
Lovac: Alekse Nenadovica 19, Belgrad

 

17 Ocak 2015 Cumartesi

Karagümrük sokaklarında gizlenmiş kebap cenneti

Tezgâhta dürüm satarak işe başlayan, kebaplarının lezzeti dilden dile dolanınca Karagümrük’te bir dükkan açan Emin Usta özünden uzaklaşmadan kebap yapan ender adreslerden. Salaş bir mekân olmasına karşın dükkânın duvarları İbrahim Tatlıses gibi ünlülerin fotoğraflarıyla bezenmiş.

8 Ocak 2015 Perşembe

İçkilerin kadehteki dansı: Kokteyl

Levent Avantgarde Otel’deki kokteyl atölyesi kendi kokteyllerini yapmak isteyenler için keyifli bir aktivite.
Kimya mühendisi olmanın alışkanlığıyla farklı karışımlar yaparak değişik lezzetler yaratmak hep ilgimi çekmişti. 2000’lerin başında Vefa Zat’ın kokteyl rehberini alıp evde derme çatma bir kapla çeşitli formulasyonlar deneyip lezzet keşifleri yaptığım günler sanki dün gibi.

27 Aralık 2014 Cumartesi

Kutlamaların vazgeçilmez içkisi şampanya

On altıncı yüzyılda Fransız keşişlerin tesadüfen keşfettiği şampanya günümüz yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmezi oldu.
Şampanya’nın ilginç bir keşfedilişhikayesi var. Şiddetli kışların yaşandığı Epernay’da şarap üretimde fermantasyonun (üzüm suyundaki şekerin alkol ve karbondioksite dönüşmesi) bittiğini sanan keşişler şaraplarını şişelemişler, bahar gelip havalar ısınmaya başlayınca mahzendeki şişeler birer birer patlamaya başlamış. Keşişlerin fermantasyonda tükendikleri sandıkları mayanın soğuktan donmuş olduğunu ve havanın ısınmasıyla canlanıp, karbondioksit gazı oluşturarak şişeleri patlattığını anlamaları uzun sürmemiş.
Bu kazayı fırsat bilen manastır keşişi Dom Perignon ilk fermantasyon sonrası şişeye maya veşeker katarak ikinci fermantasyonu sağlayan ‘methode traditionelle’ ileşampanya teknolojisi gelişiminde önemli adımlar atmış. Dom Perignon günümüzde en prestijli markalar arasında.

18 Aralık 2014 Perşembe

Beşiktaş’ın yeni kahvecisi: Cup Third Wave Ccooffee Shop

Beşiktaş Şair Nedim Caddesi'ndeki Corvus Bite’nin içinde yer alan mekân yaptığı birbirinden ilginç kahvelerle dikkat çekiyor.

Habeşistanlı çobanlarca keşfedilen, Yemen’de ünlenen, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sonrası İstanbul’a getirtilen kahve baş döndürücü kokusu ve lezzetiyle damaklarımızı şenlendiriyor. Kahvenin anavatanı Brezilya olduğu inancının aksine kahve kelimesi kaynağı Habeşistan’ın Kaffa şehri. Coffea Arabica ve Coffea Rubosta türleri olan kahve bitkisi yetiştiği iklim, topraktan aldığı mineraller; farklı coğrafyalarda farklı lezzetlerle ortaya çıkarak tiryakilerini büyülüyor.

6 Aralık 2014 Cumartesi

Selimpaşa’da deniz ürünleri resitali

Sofram Balık seçici damakları renkli ve lezzetli bir yolculuğa çıkartıyor.
Bir sonbahar günü İstanbul’dan kent merkezinden biraz uzaklaşıp Selimpaşa’ya doğru yola koyuluyorum. Bu şirin liman semtini ziyaret amacım deniz ürünlerinde uzmanlaşmış bir restoran: Sofram Balık. İşinin hakkını veren, işini severek yapan bir balıkçı burası. Mönüdeki kabuklular Çanakkale Enes’den, balıklar ise Marmara’dan taptaze,  en fazla bir gün bekletiliyor.

30 Kasım 2014 Pazar

Paris’ten iki bistro

Le Baratin ve La Cerisaie Paris’in dokusunu hissedebileceğiniz iki gerçek bistro.
Yurtdışına gittiğimde ziyaret edeceğim restoranların seçimine özen gösteriyorum zira Tripadvisor, Zagat’ta kullanıcılardan çok yüksek puan alan restoranlarda hayal kırıklığı yaşanabiliyor. Bazı mütevazı mekânlar ise çok güzel yemekler yapsalar da salaş olduklarından Michelin’de yer almayabiliyorlar. Le Baratin’de böyle bir restoran.