Edirne ciğeri ile ünlü olsa da Selimiye Camii’nin karşısındaki Park Köftecisi Osman Edirne’ye yolu düşenlerin mutlaka uğraması gereken bir lezzet durağı. Köfteciden içeri girdiğimde salaş bir salon beni karşılıyor, siparişimi verdikten kısa bir süre sonra köfteler servis ediliyor.
23 Şubat 2015 Pazartesi
Edirne’de köfte, ciğer keyfi
8 Şubat 2015 Pazar
Milano izlenimleri
Kısa
Milano gezimde makul fiyata güzel yemek yenilecek birkaç mekânla karşılaştım.
Milano diğer İtalyan
kentlerine kıyasla turizm açısından pek zengin bir kent değil. Gezilip görülecek yerler bir elin parmaklarını
geçmiyor: Duomo kilisesi, Vittorio Emanuele Galerisi, La Scala, Sforzesco, Santa
Maria delle Grazie. Turizmden çok sanayi şehri olan Milano’da hayatta bir o
kadar pahalı.
Balkanların efsanevi lezzeti: Pleskavitsa
Yolu
Belgrad’a düşenlere harika bir pleskavitsa için rotalarını Lovac’a
çevirmelerini tavsiye ederim.
Belgrad’ı ziyaretimin
ikinci günü şehrin güney bölgelerini keşfe başlıyorum. Kral Aleksandra Bulvarı
üzerindeki Bizans mimarisinden esintiler taşıyan St. Mark Kilisesini selamlayıp
ve Tasmajdan parkına varıyorum. Buralara kadar
gelmişken bilim ve teknoloji yapısını kökünden değiştiren birçok buluşa imza
atmış Nikola Tesla’nın müzesine gitmeden dönmek olmaz diyerek müzeye adım
atıyorum. Kablosuz elektrik deneylerin yapıldığı müzede zaman su gibi akıp
geçiyor.
Müzenin ardından Nikola
Tesla müzesi yakınlarındaki Lovac’a bir öğlen yemeği için uğruyorum. Kent
halkının tercih ettiği, Lovac; tarihi olduğu kadar tarihine de saygılı bir
restoran. Geyik etinde uzmanlaşmış Lovac damak tadına düşkünler için bir cennet
adeta. Turistlik bölgenin
biraz uzağındaki restoranın müşterileri daha çok yerli halk. Pazar öğleden
sonra gitmeme rağmen yarım saat içinde masalar mekânın Sırp müdavimleri
tarafından doluyor, restoranda benim
dışında turist yok, içerdekilerin çoğu Sırp aileler.
Mönüdeki ev yapımı
sosis dikkatimi çekiyor, denemek istiyorum. geyik etinden yapılmış sosisin tadı
olağanüstü değil ama mahcup ta etmiyor. Sosisin ardından Balkanların klasik
lezzeti Pleskavitsa'yı ısmarlıyorum. Pleskavitsa'ya hamburgerin atası desek
yanılmış olmayız.
Garson porsiyonların büyük olduğu, yarım porsiyon almamın
yeterli olacağını söylüyor. Gerçekten haklıymış, porsiyonlar öksüz duyuracak
cinsten. Pleskavitsa İstanbul’daki
Boşnak restoranlarında yediklerime benzemiyor,
tadı hâlâ damağımda.
Lovac’ta fiyatlara yüzünüzü güldürecek cinsten. pleskavitsa 600 RSD yarım porsiyon sosis 400
RSD, yaklaşık 30 liraya güzel bir ziyafet çekmek mümkün.
Lovac: Alekse Nenadovica 19, Belgrad
17 Ocak 2015 Cumartesi
Karagümrük sokaklarında gizlenmiş kebap cenneti
Tezgâhta dürüm satarak işe başlayan, kebaplarının lezzeti dilden dile dolanınca Karagümrük’te bir dükkan açan Emin Usta özünden uzaklaşmadan kebap yapan ender adreslerden. Salaş bir mekân olmasına karşın dükkânın duvarları İbrahim Tatlıses gibi ünlülerin fotoğraflarıyla bezenmiş.
8 Ocak 2015 Perşembe
İçkilerin kadehteki dansı: Kokteyl
Levent
Avantgarde Otel’deki kokteyl atölyesi kendi kokteyllerini yapmak isteyenler
için keyifli bir aktivite.
Kimya
mühendisi olmanın alışkanlığıyla farklı karışımlar yaparak değişik lezzetler
yaratmak hep ilgimi çekmişti. 2000’lerin başında Vefa Zat’ın kokteyl rehberini
alıp evde derme çatma bir kapla çeşitli formulasyonlar deneyip lezzet keşifleri
yaptığım günler sanki dün gibi.
27 Aralık 2014 Cumartesi
Kutlamaların vazgeçilmez içkisi şampanya
On altıncı yüzyılda Fransız keşişlerin tesadüfen keşfettiği şampanya günümüz yılbaşı kutlamalarının vazgeçilmezi oldu.
Şampanya’nın ilginç bir keşfedilişhikayesi var. Şiddetli kışların yaşandığı Epernay’da şarap üretimde fermantasyonun (üzüm suyundaki şekerin alkol ve karbondioksite dönüşmesi) bittiğini sanan keşişler şaraplarını şişelemişler, bahar gelip havalar ısınmaya başlayınca mahzendeki şişeler birer birer patlamaya başlamış. Keşişlerin fermantasyonda tükendikleri sandıkları mayanın soğuktan donmuş olduğunu ve havanın ısınmasıyla canlanıp, karbondioksit gazı oluşturarak şişeleri patlattığını anlamaları uzun sürmemiş.
Bu kazayı fırsat bilen manastır keşişi Dom Perignon ilk fermantasyon sonrası şişeye maya veşeker katarak ikinci fermantasyonu sağlayan ‘methode traditionelle’ ileşampanya teknolojisi gelişiminde önemli adımlar atmış. Dom Perignon günümüzde en prestijli markalar arasında.
18 Aralık 2014 Perşembe
Beşiktaş’ın yeni kahvecisi: Cup Third Wave Ccooffee Shop
Beşiktaş Şair Nedim Caddesi'ndeki Corvus
Bite’nin içinde yer alan mekân yaptığı birbirinden ilginç kahvelerle dikkat
çekiyor.
Habeşistanlı
çobanlarca keşfedilen, Yemen’de ünlenen, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi
sonrası İstanbul’a getirtilen kahve baş döndürücü kokusu ve lezzetiyle
damaklarımızı şenlendiriyor. Kahvenin
anavatanı Brezilya olduğu inancının aksine kahve kelimesi kaynağı Habeşistan’ın
Kaffa şehri. Coffea Arabica ve Coffea
Rubosta türleri olan kahve bitkisi yetiştiği iklim, topraktan aldığı
mineraller; farklı coğrafyalarda farklı lezzetlerle ortaya çıkarak
tiryakilerini büyülüyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









