6 Haziran 2015 Cumartesi

Kuruçeşme’de yaza merhaba partisi

Yeme-içme platformu Zomato’nun düzenlediği yaza merhaba partisinde, boğaza Kuruçeşme’den bakan Celebra’da dört mekân yemeklerini görücüye çıkardı.

Mekanist ile bundan altı yıl önce internette gezinirken şans eseri tanıştım. Üyelerinin restoranlar hakkında yorumlar yaptığı bu platforma hemen ısınıp bildiğim restoranları ekleyip yorumlar yazmaya başladım. Kısa zamanda topladığım puanlarla guru olup ilk gezgin-guru aktivesine katıldım.
Seneler su gibi akıp geçti, Mekanist kullanıcı sayısı katlanarak arttı, büyük bir aileye dönüştü, bu sene başında Yeni Delhi merkezli popüler restoran arama rehberi Zomato, Mekanist‘i satın aldı ama firmanın üst yönetimi değişmedi aynı başarılı çizgilerini sürdürüyorlar.

10 Mayıs 2015 Pazar

Urfalı Şavak Usta’nın kebabı bir başkadır


İstanbul’un Horhor semtine küçük Urfa desek yanılmış olmayız zira burada yaşayanlar geleneklerini ve mutfak kültürlerini Aksaray’ın ara sokaklarında yaşatıyorlar. Horhor’da birbirinden iyi kebapçı var ama bunların içinde Şavak Usta’nın yeri apayrı.

5 Nisan 2015 Pazar

Adana kebabı yozlaşıyor mu?

İstanbul’da yüzlerce Adana kebapçısı var ama bu kebabı hakkıyla yapanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Çoğu kebapçıya satırla kıyma yapmak zor geliyor, kuyruk yağı kokuyor diye kebaplarına koymuyorlar, Adana kebaptan çok, makine kıymasından adana görünümlü köfteler dört bir yanı sardı.
 
Günümüz İstanbul’unda iyi bir Adana kebapçısını bulmak kolay değil.  Karagümrük’teki Emin Usta Avrupa yakasında bu işi en iyi yapanlardan, Kurtuluş’taki Adana Ocak başı ise eski formundan uzak, son gittiğimde kebapları 50%  satır,  50%  makine kıymayla yapıyorlardı. Umarım eski günlerine en yakın zamanda eski günlerine dönerler.

İstanbul’da burger turu

Seksenli yıllarda fast food zincirleriyle tanıştığımız hamburger ülkemizde çok popüler olmakla beraber gerçek Amerikan hamburgerini yapan mekânlar parmakla gösterilecek kadar azdı.
 Son yıllarda rüzgârın yönü değişmeye başladı.

Hamburger turumdaki ilk durağım Burger Joint. İki sene önce Tadı Damağımda’da yer alan burgerci kalite çıtasını yükseltmiş. Geçmişte olduğu gibi etler Bebek Kasabı’ndan, hamburgere antrikot eklemişler ve döş oranı artırmışlar,  hamburgerden lezzet fışkırıyor. İstanbul’da yediğim hamburgerler arasında gerçek Amerikan hamburgerine en yakın lezzet diyebilirim.

2 Mart 2015 Pazartesi

Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir –Terrine

Mükemmellik ayrıntılarda gizlidir –TerrineMünih’in bohem semti Schwabing’deki Michelin yıldızlı Bistro Terrine, küçük porsiyonlarda sunduğu rafine yemeklerle Fransız yenilikçi mutfak akımı Nouvelle Cuisine’nin Almanya’daki en iyi temsilcilerinden kabul ediliyor.
Günümüzün modern rafine mutfağını etkilemiş en önemli gastronomi akımı Nouvelle Cuisine'nin temelleri 1970'li yıllara kadar uzanmakta. Burjuva mutfağının (Cuisine Bourgeoise) krema-bazlı ağır soslarına bir tepki olarak doğan; hafif ve sağlıklı yemekler amaçlayan, sos kalınlaştırıcı olarak un yerine sebze pürelerini ve nişastayı tercih eden, yenilikçilik ile yaratıcılığı ön plana alan bir mutfak devrimi ‘Nouvelle Cuisine’.
Schwabing’de üniversite bölgesi yakınlarındaki mekânın Art Nouveau tarzında dizayn edilmiş yirmi kişilik sevimli salonundan içeri giriyorum. Güler yüzlü restoran personelinin sıcak karşılamasından sonra mönüye bir göz atıyorum. Deneyselliğin hâkim olduğu mönüdeki yemekleri Şef Jakob Stüttgen bizzat kendisi anlatıyor.

23 Şubat 2015 Pazartesi

Edirne’de köfte, ciğer keyfi

Edirne’de köfte, ciğer keyfiİstanbul’a iki saat uzaklıktaki Osmanlı başkentlerinden Edirne’de tarihin izini sürerken, şehrin mutfağının baş tacı yaprak ciğer ve yörenin enfes köftesi ile damaklarınızı şenlendirebilirsiniz.
Edirne ciğeri ile ünlü olsa da Selimiye Camii’nin karşısındaki Park Köftecisi Osman Edirne’ye yolu düşenlerin mutlaka uğraması gereken bir lezzet durağı. Köfteciden içeri girdiğimde salaş bir salon beni karşılıyor, siparişimi verdikten kısa bir süre sonra köfteler servis ediliyor.

8 Şubat 2015 Pazar

Milano izlenimleri

Kısa Milano gezimde makul fiyata güzel yemek yenilecek birkaç mekânla karşılaştım.
Milano diğer İtalyan kentlerine kıyasla turizm açısından pek zengin bir kent değil.  Gezilip görülecek yerler bir elin parmaklarını geçmiyor: Duomo kilisesi, Vittorio Emanuele Galerisi, La Scala, Sforzesco, Santa Maria delle Grazie. Turizmden çok sanayi şehri olan Milano’da hayatta bir o kadar pahalı.